Bedri Rahmi’nin balıkları İstanbulluların elinde mozaiğe dönüştü
Müze Gazhane’de üç gün süren kolektif çalışmada ziyaretçiler, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun balık motiflerinden yola çıkan dört metrelik bir mozaiğe kendi parçalarını ekledi. Eser bir kültür binasının cephesine kalıcı olarak asılacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Müze Gazhane’de yürüttüğü bir çalışmada, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun balık motiflerinden yola çıkan dört metrelik bir mozaik, ziyaretçilerin elinden çıkıyor. Gelen herkes esere kendi parçasını ekliyor.
Üç güne yayılan çalışma 28-30 Ağustos tarihlerinde, her gün 15.00-19.00 arasında yapıldı. Tamamlanan mozaik burada kalmayacak: İstanbul’da bir kültür binasının cephesine kalıcı olarak yerleştirilecek.
Kim yönetiyor?
Çalışmanın süpervizörlüğünü, Bedri Rahmi’nin dostu ressam Mustafa Pilevneli üstleniyor. Katılımcılara resim, heykel ve mozaik alanlarından beş sanatçı rehberlik ediyor: Mevsim Çağan, Mehmet Anık, Gizem Şanlı, İrem Duman ve Cemre Baysan.
Bedri Rahmi neden mozaikle anılıyor?
Eyüboğlu, Türkiye’de kamusal alandaki mozaiğin en bilinen adı. Anadolu motiflerini modern kompozisyonla birleştiren işleri, resim tuvalinden çıkıp bina cephelerine taşındı.
En görkemli örneği yurt dışında: 1959’da yaptığı mozaik duvar, 1960’ta Türk hükümeti tarafından o dönem Paris’te bulunan NATO karargâhına armağan edildi. Yaklaşık 50 metrekarelik ve 10 ton ağırlığındaki pano, karargâhın en üst katındaki restoranın avlusuna yerleştirildi. Panoda gemiler, balıklar ve Ayasofya, Süleymaniye, Sultanahmet, Kapalıçarşı gibi İstanbul siluetleri yer alıyor.
İstanbul’daki en bilinen işi ise 1965’te İstanbul Manifaturacılar Çarşısı için yaptığı mozaik panolar. Çarşının blok duvarlarındaki bu işler, modern Türkiye’de sanatın kamusal yapıya yerleştirilmesinin ilk örneklerinden.
Balık, Bedri Rahmi’nin imzası
Yeni mozaiğin balık temasından yola çıkması tesadüf değil. Balık ve nazar motifleri Eyüboğlu’nun resminde de mozaiğinde de tekrar eden imgeler; Anadolu halk sanatından aldığı bu motifleri kendi diline çevirerek kullandı. NATO panosundaki balıklar da aynı damardan geliyor.
Türk sanat tarihinin en büyük kayıp hikâyesi
Eyüboğlu’nun kamusal mozaikleri her zaman aynı ilgiyi görmedi. En çarpıcı örnek, 1958’de Brüksel Expo’su için yaptığı mozaik duvar: 227 metrekare, 60 metre uzunluk, 200 pano ve bir milyon İtalyan taşı. Duvar, Türkiye Pavyonunun iki yapısını birbirine bağlıyor ve Asya ile Avrupa arasındaki köprü fikrini anlatıyordu; üzerinde köylü kızları, buğday başakları, hayat ağacı ve İstanbul silueti vardı.
Fuardan sonra eseri İstanbul Belediyesi satın aldı. Ama 27 Mayıs 1960 darbesi sergileme planını dağıttı ve sandıklar Gülhane Parkı’nda bekletildi. 1963’e gelindiğinde gazeteler eserin büyük ölçüde bozulduğunu ve bir bölümünün çalındığını yazıyordu.
1979’da dönemin belediye başkanı hasar tespiti için restorasyon uzmanı Atila Alpöge’yi görevlendirdi; kurtarılabilen bazı panolar sanatçının Kalamış’taki evine taşındı. Kayıp parçaların bir bölümü ise yıllar sonra Kıbrıs’ta ortaya çıktı: kırk kadar parça 2010’da Lefkoşa’da sergilendi — bir kısmı mobilyaya dönüştürülmüş hâlde.
İstanbul’daki panoların üzerinin tabelayla kapatılması ve cephe işlerinin bakımsızlığı da yıllardır kültür gündeminde tartışılıyor.
Yeni bir mozaiğin yüzlerce kişinin eliyle yapılıp bir kültür binasının cephesine asılacak olması, bu tabloya karşı bir tercih anlamı da taşıyor: mozaik yalnızca korunacak bir miras değil, hâlâ üretilen bir teknik.
Künye
| Çalışma | Kolektif mozaik, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun balık motiflerinden |
| Tarih | 28-30 Ağustos 2026, 15.00-19.00 |
| Yer | Müze Gazhane, İstanbul |
| Düzenleyen | İstanbul Büyükşehir Belediyesi |
| Süpervizör | Mustafa Pilevneli |
| Rehber sanatçılar | Mevsim Çağan, Mehmet Anık, Gizem Şanlı, İrem Duman, Cemre Baysan |
| Ölçü | 4 metre |
| Sonrası | İstanbul’da bir kültür binasının cephesinde kalıcı sergileme |
Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.